12 Kasım 2009

sen hiç hiç oldun mu?


komik şeyler oluyo..aslında olmuyo da ben hayatın o tarafını görmeye çalışıyorum bu ara çünkü o kadar sıkıldım ki..aynı şeyler aynı yağmur aynı duvar aynı tepki sonunda hissizlik hissi..kendimle başbaşa kaldıkça sorguluyorum herşeyi-en basit şeyi bile..deliler gibi çalışıyorum o yüzden gündüzleri..yalnız kalmamaya özen gösteriyorum..yalnız kaldığımda da uyuyorum zaten..bu akşam karamelle aramızda şu dialog geçti

k-hadi yat artık

t-daha yeni uyandım kızım nası uyiicam

k-aaaa gene kış moduna girdin

t-evet ya ben ayımıyım ki?

badhead aradı geçen gece saat 2 civarı :) eski erkek arkadaşının arabasına rastlamış kocca istanbulda..önce gözlerime inanamadım dio..sonra baktım plaka aynı..arka koltukta cübbesi..şeytanın avukatı da kendisi..bizimki önce evine gitmiş sakince..sonra duramamış tabi kurtlu..çıkmış en kocamanından bi anahtarla çizmiş baştan sona siyah arabayı :)..çok takdir ettim..ben en fazla gördüğümde tükürebiliorum..geçen vet'in arabasını gördüm mesela :) güney de dioki insan imza atar kim bilecek senin çizdiğini..bence camlarını indirmeliydi..ama tam olarak kırmiicaksın böyle bi darbe indireceksin tuz buz olucak...ohhh dio badhead..içim rahat gittim yattım uyudum..yaşasın kadınların kötü tarafları..bayılıyorum yaa şu kızlarla erkek milletini saçmasapan geyik malzemesi yapmaya..gerçi hepsi haketmiyolar ama hakeden çoğunluk azımsanacak gibi değil..

bi ara bi kıza gül verme taktiklerinde kendini aşmış insanın maceralarını yazıcam aklımı toparlayabilirsem..dağınığım ama çok komik ilk fırsatta..

karamelin doğumgünü ne alsam acaba?aldığım en güzel hediyelerden biri bi mini cooper dı :) gençlik dönemimdeki favori arabamdı..bi on yılı var sanırım..yok 6-7 yıl..bigün eve bi kargo geldi...içinden kırmızı uzaktan kumandalı bi mini çıktı..çok mutlu olmuştum..belki daha çok içinden çıkan nota :) hey gidi be nerde kaldı öyle heyecanlar..
tüm gün yıllık istatistiklerle uğraştım 18-22 yaş arası b sınıfı sürücü belgesi alan kaç kişi aynı zamanda hem kadın olup hemde ilkokul mezunudur?dahası bu muasır medeniyetler seviyesine henüz ulaşamamış memleketimde ne işe yarar..gene çok kızgınım siyasete bulaşmiicam gecenin bi körü..aldığım uyarıyı hatırlıosun dimi blog?sarı zarfta..kıyafet yönetmeliğine aykırı giyindiğiniz için uyarı cezası tazyik ettirilmiştir. miydi neydi..artık ne giyiyosam?


playlist-şebnem/yağmurlar


http://www.dailymotion.com/video/xa3zly_yebnem-ferah-yaymurlar_music





08 Kasım 2009

iyki doğdun!


bugün dino'mun doğumgünü..keşke biraz fanta limon ve vodkayla kutlayabilseydik..gerçi kendilerine telefonla ulaşmak bile mucize oldu son zamanlarda ama sesini duymak çok iyi geldi..uzay oteline rezervasyon yaptırmış onlar gelmediler ben gideyim bari dedi sanırım :)
kendime vakit ayırmaya çalışıyorum dedi..istanbulda herkes bu mood da bu ara dinlediğim herkes vakitsizlikten muzdarip..sana doğumgününde uzun uzzuunnnn kendinle saatler diliyorum..
yorucu haftasonu bitti..şimdi biraz sükunet...
iyki doğdun dinom!uzaklarda da olsan iyki varsın!

05 Kasım 2009

çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı..

algı beynin içinde bi kısmı değilde her kısmı oluşturur bu dönemde..tamamen denizin dibindeki yosunlar gibi dalgalanır hepsi/bir tarafa doğru..güneye doğru..sonra içini dolduran tuzlu ama soğuk su çalkalanır her bir temasla..büyük,içiçe halkalar oluşturarak..zaman mefhumu ortadan kalkmıştır artık..durdur demenin bi etkisi olmaz dünyayı...seni hiç üzmemeyi taahhüt eden; başlıca kahramanı olmuştur bu dönemin...sorsan şimdi anlamaz bile aaa o benmiyim?bu fotoğaftan silinen..evet ya iyi bildin..sensin..ayıramadığın vakitlerle paralel bu evrende silinen senin siluetin..oturmuşsun kolunda sandalyeye yaslanmış..ışık herzamanki gibi arkandan gelmiş..koşarak..belli belirsiz taş pencerenin içinde..kırmızı bi an gelir saplanır gözünün hemen arkasına..retinanı yırtarak çıkmak istesede anlamı yok aradığınız kişi sizi çoktan terk etmiştir..lütfen sonra tekrar deneyin..
sonra ben gene çok derinlerdeyken;sende projenin ayaklarına kapanıyorum diyosun bana günah çıkarır gibi..benim istediğim bu değil ki..bu da değil;bu da değil...senin aklından geçen hiç değil...aklında geçecek yer kalmamışki..heryerde rulolanmış kağıtlar,eski defterler..az arala ortalığı bak ben geldim..

sonra bugün burası rec'in tabiriyle çok hüzünlüydü..sürekli yağmur yağdı..keşke yağmasaydı ne güzel efes pilsen blues festivale gidicektik..neyse karamelle cuma akşamını efes-kazdağlarında gecesi yapmaya karar verdik..
iyi geceler tatlı rüyalar be blog..
aradığınız kişiye bundan böyle ulaşılamaz..

Öyle bir çığlıkla attı ki kendini
Âdem uykusundan, gerçekte çığlık atıp atmadığını bile bilmedi.
Ama iki uyku arasında rüyasının bölündüğü gün gibi gerçekti.
Ve başına bir şey gelmiş gibiydi.
O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında
Âdem onunla göz göze geldi.
Kuşları, tüyleri ürkütmekten korkarcasına elini uzattı yavaşça.
Parmaklarının ucundan dökülen yaseminleri gösterdi.
İçine dolan ses ve ışığa, sevince sarmaşığa, usulca, sen kimsin, dedi.
Bildiğini bir kez daha bilmek, kelimesini bir de ondan duymak istedi.
Ben kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım.
Adımı henüz bilmiyorum.
Sonra döndü Âdem'e, aklına bir şey gelmişti.
Sesi, bengisular gibiydi.
Bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun.
Durdu, aklından yeni bir şey geçti.
Bana, dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun.
Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.
Seni anan beni de ansın.
Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.
Bir "ile" koy aramıza bizi birbirimize bağlasın.
La-nazan bekiroğlu

01 Kasım 2009

bu ne be aşk mı?



insanlık için önemsiz benim için önemli bi sürü şey oldu gene be blog birikti de birikti..kuzenim marlin bi kıskançlık krizi sonrası sevgilisi bobo dan 1763.kez ama bu sefer son (ki bunu da 1230.ya söylüyo olması olası) olmak üzere ayrıldığını anlattı bu akşam bana..bi sürü şey düşündüm..biliyorum ki söyleyeceğim herşeyi bütün duyargalarını açarak dinleyecek,karar aşamasında da değerlendirecek..önce olayı özet geçti..kısacası sevgilisi bobo dan şüphelenmiş..ne menem bişeydir şüphe?..ama gerçekten samimiysen ve de sabırlı, şüpheyi oluşturan etmenler önüne yayılıverir günebakan gibi..bizim marlin de de suç var tabi...adam milletinin hayatına çok fazla girmeyeceksin..çünkü bu cinsler illa gizli saklı bişey yapmayı doğalarına bi borç biliyolar sanırım...saçmasapan gizler yaratıp bunlarla zafere ulaştıklarını sanıyolar..fakat atladıkları başka bi konu da bunu kadınların çokta fazla yemediği..biz sadece yemiş gibi görünüp salağa yatarız..ben sanki bilmiyorum büyü nün geçen haftalarda buluştuğu lise arkadaşım dediği kızla nasıl iletişim kurduğunu kıza kimbilir ne boncuklar verip sonra da yok canım yok sadece liseden arkadaşım öylesine buluştuk deyip hem beni hem kızı başından savuşturduğunu :) ama kızmıyorum..içine sindirebildiği herşeyi yapabilir herkes..bir dakika sonra dönüp baktığında evet bu benim bu davranışta benim eserim hayatımdan da çok memnunum diyosan o zaman mesele yok..işte marlin e bu ve benzer genel-geçer şeyler anlatarak onu yatıştırmaya,sakinleştirmeye çalıştım..onunsa aklında tek merak ettiği acaba şüphelerimde haklı mıyım haksız mıyım?tamamen kişisel ve de sevgiliden soyutlanmış bi duygu..tamamen kendinle halledebileceğin bişey...keşke şüpheleri sona erdirecek gücüm olsaydı önce kendiminkilerden başlardım..


sonra da the thin red wine'la(aslında kendisi de blog yazarı ve benim en yakınım olan kişidir.ama trendi kıskanıp bana nie nick koymadın alınganlığı yapar die ona artık red wine demeye karar verdim kısaca)bu aşk muhabbetine girdik..


w-çok daraldım


neden gene?


w-bu gene ye sinir oldum


her haftasonu daralıyosun napiim


w-aşık olamadığım için olabilir mi?


e oolll engelleyen bişii mi var


(aynı anda)


-gerçi aşık olunacak adam yok..


w-adam yok..sana mı aşık olayım?


dedi..evet galiba haklıydı be..kocaman şehirlerde,kalabalık caddelerde yürüyoruz/koşuyoruz..ama apartman boyu yalnızlıklar var içimizde..beni okuduğu bi yazının üzerine sosyal hayat koordinatörü ilan etti..ben şimdi ona gidilmesi gereken yerler listesi yapıcam..çok ağır sorumluluklar altına giriyorum yarın 2-3 tayyör diktirmem lazım :) aşk diye bişey yok güzelcim..yalan hikaye o..ben sana bi labaratuvar kiralayıp eğlence hapı icat edicem bütün daralmaların geçicek hayırlısıyla..


dün akşam büyüyle birlikte antichrist i izledim.çok şiddet çok ütopik altında bolca mesajı olan bi film di..bi kadın bu kadar yaratıcı olabilir dedim..kızgınlık,öfke,sapkınlık maksimum boyuttaydı..yanılmıosam bu filmin ilk gösterimi cannes da olmuştu ve epey tartışmalara yol açmıştı..hakkaten de tartışanlar haksız değilmiş..bu lars amcam iyicene coşmuş..seks ve şiddet konusunda..biraz da korktum..film eleştrileri beni çok etkilemiyo yani birinin sevdiğini ben sevmeyebiliyorum(vice versa)...beğenmedim diyemiyorum ama çok şiddetliydi..dokundu bana 2 gündür başım ağrıyo :)


gündüz uyurken tülümü gördüm rüyamda hamileymiş ama bana söylememiş..gidiyorum annesinin evine o da geliyo..bakıyorum hamile ama o ben biliomuşum gibi davranıyo bende çaktırmıyorum falan..bi de mendiyi gördüm çok fena kavga ettik..hemen uyanınca tülüyü aradım tabi..hamilesin de haberim mi yok diye?kızım 5 aylık evliyim nası 6 aylık hamile olabilirim diye dalga geçti benimle..anlaştık sonra hamile kalınca annesinden sonra beni ariicak red wine'ı da doğuma giderken aricakmış :)


haftaya diğer kuzenim kortikos'un nişanı var..yine yollara düşüces..aslında ben 7 kasımda istanbulda olup,lounge fm o2'nun urban festival'inde brooklyn funk essentials ile coşmak isterdim..artık nişanda çalarım bi istanbul twilight :)


vaktiniz varsa gidiniz..http://www.loungefm.net/


brainim canımın içi,hayatımın koca tuğlası,gözlüklerine yandığım,çıtırların rüyalarını süsleyen kahramanım nerelerdesin bi ses ver bu zavallı arkadaşların sana hasret ölecek :)


bu da brain için gelsin..


http://www.dailymotion.com/video/x9vw8_alanis-morissette-ironic_music









27 Ekim 2009

palas


ps:teknolocikal katkılarından dolayı güneyime teşekkürlerimi bir borç bilirim :) paradokssal saplantım benim ihihihihihi
haftasonu çok huzurluydu..uzun zamandır görüşemediğim sohbetini özlediğim karamelle pazar kahvaltısına gittik..ayarlayamadığımız saatin sersemliğiyle tabi :) hava ne soğuk ne sıcaktı..güre de eskiden bar şimdi restaurant olan palas a..kahvaltı biraz aksiliklerle başlasa da çok keyifliydi..denizin kokusu/rengi..etrafta sersemce gezinen,peynirden hoşlanan kediler ve sukunet..eskiden gelirdik buraya deliler gibi eğlenirdik..o kadar çok eğlenceli anım var ki bu yerde..ama bu hali de hiç fena olmamış..akşamları çarşamba,cuma ve cumartesi hafif volumlü canlı müzik varmış..yemeklerini denemedik ama kahvaltısı çok nefisti..işleten kişi de manevi halam gibi olduğu için belki de bu kadar pozitif bakabildim..yeni açılmasından dolayı bi kaç aksaklık illa oluyo..umarım zamanla geçer..

epey uzun sürdü bizim pazar kahvaltısı anlayacağın blog..sonra çıkıp eve geldim.akşam da maç izlemeye bozlara gittim..allahıımmm ne maçtı!biliosun ki ben bjk liyim.maç izlemeye tabiiki de formamla gittim.dostluk kazansın istedim ama maalesef gene febe kazandı..bi galatasaray sempatizanı olarak çok üzülsem de belli etmedim.çünkü evdeki çoğunluk kendilerindeydi..oh be şimdi söyledim rahatladım :)...kusura bakma boz!gecenin sonunda menemen ihalesinin bana kalması,sarısıpa tarafından bu eylemimle dalga geçilmesi,menemen yapışımın şemame türküsüyle özdeşleşmesi,erkeklerde meme kanseriyle ilgili boz'un iğrenç tespitleri,sarısıpanın ölesiye chatleşmesi,benim çok uykumun gelmesi,farmville geyikleriyle pazar gecesini sonlandırdık..

pazartesi sendromum sıfırdı bugün..çünkü haftasonu çok dinlendim çok eğlendim..gözlerimden yaşlar geldi gülerken..

misafirler dolayısıyla toparlayıp kaldırdığımız kiss puzzle'ını tekrar yaydık..bakalım ne zaman bitecek?

bu aralar biraz saldırgan mıyım?alıngan mıyım?boşveren miyim?çok farkında değilim..ama nasılsa tek farkında olmayan da ben değilim bu dünyada..

sevgili evren diye seslendiğimde karşılık verecekti..vakit bulabilir mi dersin be blog?ben bi deneyeyim gene de..

sevgili evren...

Etiketler: , ,


25 Ekim 2009

zamansıza..

Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte
Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum...
ahmet telli'den

22 Ekim 2009

vatan senmişsin be aşkım!


dün belki de hayatımın en kötü günlerinden birini geçirdim uzun süre kendime gelemem dediğiniz anlar olur ya..onlardan biriydi..ayrıntıya giremeyecek kadar unutmaya meyilliyim..o yüzden dün gündüzü hayatımdan çıkardım eksilttim...çok güzel geçen başka bi günü oraya yapıştırıcam..boşlukları doldurucam..

akşamında hücre,çekirdeği,sonya ve zardanadam la sinemaya gittik..pek sevmem türk filmlerini sinemada izlemeyi aslında..yani şöyle ki ırksal bi ayrım yapmıyorum..ama hiç bi görsel aktivitesi olmayan filmleri sinemada izlemenin çok ta anlamı yok..örnekse ıssız adam,babam ve oğlum,yaşamın kıyısında..tv de de izlesen aynı hissi uyandıracak türden ki ıssız adamla ilgili fikirlerim için bakınız:http://deerpoint.blogspot.com/2008_12_01_archive.html


nerde kalmıştık?dün akşam nefes'e gittik...tüm günün yorgunluğu,üzgünlüğü ve sinirine rağmen film o kadar güzel geldi ki..çok gerçekti..film bi karakol baskınının öncesini,hazırlığını,askerlerin yaşadıklarını anlatıodu..the thin red line die bi film vardı bana biraz onu hatırlattı..o filmin de etkisinden uzun süreler çıkamamıştım..görüntüler çok güzeldi..dialoglar çok doğaldı..asıl hoşuma giden kısmıysa film bittiğinde akılda kalan oyuncular değil de oyunculukları ve yaşadıklarıydı..bi kaçta hoşluk vardı ki askerlerin filmde anneleriyle yaptıkları telefon konuşmaları..gerçekte de anneleri olması..biraz önyargılı gittim aslında..güzel ülkemin bugünkü hali içimdeki artı ve eksi kutupları o kadar uzaklaştırdıki insancıl olmayan temennilerde bulunuyorum...o kadar kötü şeyler geçiyoki içimden kendime baktığımda bunları bana yakıştıramıyorum..biliyosun blog aslında çokta hümanist bi kişiliğim olduğu söylenemez..neyse filme geri dönelim..gerçekten güzeldi izlenmesi gerekir bence...ama ne biliim askere gitmezden önce,askerdeki sevgiliyi beklerken,yada henüz dönmüşken değil..çünkü ciddi baskı yaratıyo insanın üstünde..bende bu durumların hiçbiri olmadığına göre gönül rahatlığıyla izledim...bi de aklıma kazınan bi replik var ki...vatan senmişsin be aşkım!

çok yorgunum sonsuz bi dinlenmeye ihtiyacım var..uyusam uyusam hiç uyanmiicak gibi yorgunum..neyse geçicek buna eminim :)

aklıma son zamanlarda birinin bana söylediği bişey takılıyo..gözlerin pimi çekilmiş el bombası gibi her an patliicak gibisin biraz sakin ol!gerçekten de bu kadar sinirli miyim?belki de fazla dayanıklıyım aman ne bileyim ki....

bugün süper bi kelime öğrendim çiçili-kazdağlarının öbür tarafındaki türkmenlere deniomuş.ben çok sevdim kendimi fahri çiçili ilan ettim :)haber gönderdim beni de alın lakabınıza diye :)


Etiketler: ,


21 Ekim 2009

sevgilin serzenişte..


hiç haftanın ikinci günü bu kadar yoğun ve kalabalık aynı zamanda da yorucu ama bi taraftan da eğlenceli bazen de sinir bozucu olabilir mi be kardeşim?salıya yakışmaz bi gündü..tek iyi tarafı güneşin olduğu saatler hızla geçip tükendi..bugünden geriye neler kaldı dersen..bikaç tebbessüm bi iki iç gıcıklayıcı şüphe..

kuzenim marilyn holivud rejimine başlamış..bundan sonra ona marlin demeye karar verdim monro olan mı dedi?evet dedim gaza gelsin diye..hani belki kendine hedef koyar :) yok be dedim manson olan :) kaburgalarını aldır..

bugün çalan telefonları duvara patlatmak,gelen öğrencilerimin üstüne doğru koşup onları korkutmak,babamın da ağzına koli bantı yapıştırmak istedim..neyse ki bıyıkları yok artık..aynı anda o kadar çok şey yapmam gerekti ki...akşama kadar fecii yoruldum..akşam ve üstü faslı da ayrı bi dertti..biliosun blog 18 sıraları derse giriyorum..gene bi grup öğrencim var ki evlere şenlik :) bi ara gene dialogları toparliicam yorgun olmadığımda..

bana fazla derine inme boğulursun diye salık verdiler..hazretleri tüpsüz dalıyo farkında değil..şimdi gülüyosun gülüyosun biliyorum...

yarın akşam hücre ve çekirdeğiyle önce burger da bişeyler yiicez ondan soora da nefes i izliicez..bakalım nasılmış..

aaaa bi de bugün ne oldu...iş telefonum çaldı 1783. kez açtım tanıdık bi ses..biliosunuz numaramı deiştirdim ulaşamayan işten arıyo..

-naber tubi?

iyi..

-ben boz boz tanıyamadın mı?

aaaa noldu bişey mi var?bi an hakkaten biişey var sandım korktum..

-yaaa tubi bişey istiicem senden..ben şimdi pc den uzağım benim pirinçler olmuştur..mailimi biliosun şifrem de bıdıbıdbdıbdıbdı girip bi hasat yapsan,sonra da ek kafana göre :)

allaaammm yaaaaaaaa taam boz kapat sen ben halledicem :)

seviyorum ya arkadaşlarımı!


20 Ekim 2009

odamın hayaletisin sessizliğine aşığım..


ay bi sürü şey oldu nerden başlasam ki...geçen haftadan başliim..deliler gibi feyzbuktaki dalga geçip durduğum,iletilerini gizlediim farmville e takmış durumdayım...hasat yapmadığım zaman sanki saksıdaki çiçeklerim solmuşta üstüme üstüme geliyolarmış gibi bi hisse kapılıyorum..bunu konuştuğum hemen herkeste aynı şeyden muzdarip..sürekli görüştüğüm arkadaşlarımla hangi ürün kaç saatte ne kazandırıyo tartışmaları yapıoruz..enteresan..sonra geçen haftalarda brainimin başyazarı ihsan oktay anar'ın suskunlarına başladım..bitirebilme kemaline erersem kesin bende suskun oluccam düşün yani blog o derece bi kitap...
haftasonunu evde temizlik ve miskinlik yaparak geçirdim...cumartesi akşamı 2 arkadaşım(bundan sonra onlara hücre ve çekirdek demeye karar verdim.hihihihihi)la birlikte bi aile eğlencisi/toplantısı gibi bişeye katıldık..uzuuunn masalı,mezeli,rakılı,fasıllı bi geceydi..çok eğlendik deniz kenarında bi yerdi ve gece yarısı nadir rastlanır bi yağmura tanık olduk altınoluk'ta.ama beni esas mutlu eden hücrenin kuzeni betülle aramızda geçen şu dialogtu:
betül ekonomi üni. psikoloji de okuyo sanırım 2 ya da 3.sınıfta..toplantıya elinde bi tomar test yaprağıyla gelmiş..sordum noluyo diye ablası beyza ödevi var belli sayıda 30 yaş üstüne bi test uyguluyo dedi...sırayla balkondaki masada genci yaşlısı cevapladı soruları..biz de çok samimi değiliz neyse nedense bana bişey diyen yok..bi alındım falan alla alla bu kadar mı psikolojim dışardan belli oluyo..varyansları mı bozucam neden bu kız bana testle ilgili bişey demedi falan diye bi içerlemiştim ki yaaaa ooffffff 2 kişi daha lazıımmm diye yakındı betül..kızım versene merak ettim şu testi dedim kiiiii işte beni acaip mutlu eden o cevap geldi
bu test 30 yaş üstüne sen 30 var mısıın kiii?
:) nası utandım az evvel alındığım için :) sonra hücre hemen zıpladı..tabi evli deilsin ya bu adam benim ömrümden ömür yedi bıdıbıdıbıdıdıdı :) biz aynı yaştayız..
pazar günü tüm gün evdeydim sağa sola yata yata geçti..akşamına gene bi çocukluk arkadaşıma gittim ona da boz diyelim..bikaç kişi bira içip geyik yaptık..çok keyifliydi..
bu hafta bize misafir gelicek o yüzden evde hummalı bi temizlik var..yarın geliyolarmış...annemin arkadaşları..(dinazor arkadaşları :) )
bu akşam bayaadır aradığım bi filmi buldum antichrist-lars von trier in izlemeye başladım ama ilk 10 dakikası beni acaip darlandırdı..zaten konusu da şöyle ki küçük çocuklarını kaybeden bi karı koca ormana taşınırlar..ve filmin başında çocuklarını çok dramatik bi şekilde nasıl kaybettiklerini gösteriyo..görsel anlamda harika ki zaten bu adamın az dialog kaliteli göze hitap şekline bayılıyorum..tubinin bünyesi şu aralar daha fazla ağırlığı kaldıramaz..hababam sınıfıdır,arkadaşımın aşkıdır,ah meri vah meridir ne bileyim ilk elli öpücüktür o mood da filmler izleyip gülümsenmelidir..ama antichrist i de kısayola aldım..yalnız hissetmediğim bi anda izleyeceğimdir..
bu ara braine biraz takığım..bi halleri var ama anlamış değilim..hayırlısı..serapçığımda yıllık izne çıktı çok dedi gel diye ama bakalım belki haftaya..
bu aralar iyiyim normale dönüyorum..hayret edilesi kışa girerken dimi?
aslında takıldığım bikaç şey daha var..neden birisine seni özledim dediğimde ee napalım şimdi uçup mu geleyim koşup mu falan gibi sorumlu insan havalarına girer ki?seni özledim demek seni özlemektir bişey yap çocuk şımarıklığına sahip miyim?evet...ama öyle olduğunda zaten ben uçup gel gelirken bana çikolata getir diyebilecek kadar da sabırsız bi kişiyim...bazı önermelerin cevabı yoktur..ya susup kabul edilmeli,ya onaylanıp paralel davranmalıdır..falan falan falan bu böyle uzamasın ben çok bilen gibi yazmayayım daha da..

playlist-mira/son melodi

http://www.youtube.com/watch?v=CghOcbxDPOQ&feature=related

17 Ekim 2009

kiss..


an itibari ile kiss serap hanım :)

15 Ekim 2009

every you every me


o kadar çok yoruldum ki...ölesim bile yok başaramam sanıyorum..aslında hayat dediğimiz şey tanrısız sanrı gibi..bi varsın bi yoksun bi o var bi sen varsın bi o var sen hiç yoksun aslında..bir aradayken zaten ne o/sen yoksun...

-başladın gene farkında mısın?

yok bu sefer başka..gerçekten başka...algılayabilmen,hatta hissedebilmen için elimden geleni yapıcam söz veriyorum...-gizle/mek yok..anlatayım mı?

-anlatma deme lüksüm yokki!bilmez misin ne kadar meraklı olduğumu?

bigün bi ay olmuştu.sonra heryer bi anda dalga dalga mavi olmuştu..sonra sarı ve beyaz bi rüzgar esti..ama epey esti..bi soğuk bi sıcak bi soğuk..sonra bi baktık ayaklarımızın altından üzüm suyundan bi ırmak geçti..yüzyıllar öncesindeydi..ben bi kaleye prenses oldum..uzun uzun eteklerimle sadece çıkışı olan merdivenlere tırmandım..saçlarım hep ıslaktı bulutlara yakın bi kulesiydi burası kalenin..sonra arılar geldi hep kraliçe arılar tabi..kale de başka nasıl arı olabilir ki?en çok gül reçelini sevdiler....

sonra ben dedimki çok yorulmuştum bu masal bana çok iyi geldi..keşke hep masalda kalsak..hiç geri gelmesek..sonra çok geveze bi kız vardı zeliş diye..senin yerini almaya çalıştı biliyomusun?korkma izin vermedin..

-çok kıskancım ben hemen de küserim..

söylemene gerek var mı?sen şimdi benim içimdesin başka kim bilebilir ki?

devam edeyim mi?

sonra yeni bi ibadet şekli öğrendim ama hiç uygulamadığım..şimdi uyumadan önce deneyeceğim..

sevgili evren,bütün sevdiklerime adil davran...


playlist:lenny kravitz-i belong to you



14 Ekim 2009

yeniden -o-


O her şeyi kendi yanından görüp
almak istediğini alır
başka şey düşünmez
beni unuturdu
Onun her anı heyecan dolu
beni üzdüğü zamanlar bile
yokluğunu hissetmek
beni korkuturdu
ben her şeyi onun için, onun
yanında yaparken
O hepsine uzaktan bakardı
bir yabancı gibi...

çok eskiden yaşadığım/hissettiğim şeyler aklıma geliyo sanırım...sesler,renkler,kokular...gene yere düşmeden önceki hissedilen burun kanaması hissi..sonra denizin saçları,rüyaları.....

09 Ekim 2009

canezgi,akçay gelini,komaskızı


bugece bi kez daha yaşamak denen mucizenin ne acaip bi his olduğunun farkına vardım..bugece gerçekten de dört ayağa da düşse en doğal en içten en doğumdan gelen harika bişeye şahit oldum..kiminin gözünün içine baktım kimi yemeğini kıskandı benden..bugece bi bebek doğdu hemde çok güçlü,çok inatçı,çok haylaz..

tostim


eşekki bu çok özlüyorum..yarın gelicekler..ben haftasonu yokum çok vakit geçiremiicez ama neyse artık :)

eymenimin son hali..yarın gördüğümde daha da büyümüş olucak..

07 Ekim 2009

özlediğin..

Özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin
Özlem, gidip görememendir;
amagidip görmek istemen
Özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin
Özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen
oruç aruoba

ile- si çok güzeldir.tarafımdan 3 kez okunmuş olup hala da ara ara açılmaktadır..
takdir ettiğim felsefik yazarlardan..son çıkardıklarını pek beğenmesem de -ile- benim için dönüm noktasıdır hey gidi hey 90 lı yıllarıma döndüm :)
bu ara şiire sardım aşık mıyım neyim :)

04 Ekim 2009

sonunda yağmur..

Oysaki özgürlüğü seçmek
Başka vücutlar sevmek
Bir şehri tam kalbinden
Beyninden vurup gitmek
Var aklımda bir yağmur
Çok uzaklardan çağırıyor
Gelirsen severim diyor

01 Ekim 2009

RUH HALİİİM

beni benimle bırak
beni benimle bu cehennemde
ruhumdan senden cok uzak
yabancıyım senin cennetine
al bu dünya al senin olsun
ne olur benden artık uzak dur
bir günahın varsa işledigim
o benim borcumdur
sen varını yogunu al
hepsini al da!
BENI BENIMLE BIRAK!!!

30 Eylül 2009

şimdi olsa bonzai yazardım..


saate baktı en son..çok geç olmuştu artık yatsa diye düşündü..sonra kıvrıldı hiçbişey düşünmeksizin..bağıra bağıra gelen bi çığ gibiydi bu..yaşadığı..yuvarlayıp içine aldı..kolu bacağı dışarıda kaldı..nereye sürükleneceğinden habersiz..nefessiz...bağıra bağıra gelen bi çığ gibiydi yüzüne çarpan yalnızlık..yalandan arkadaş silüetlerinin ettiği kelamlar çok anlamsızdı şimdi..sadece ihtiyacım var demişti aslında..hesap makinesi mi vardı ki beyninin içinde?tubi şunu yaptı bunu yaptı bunu dedi bunu dedi sonra 3 kere hapşurdu..2 kere beni çimcikledi..hemen toplayalım..hesabı keselim..kapının yanında bekleyelim..ilk fırsatta onu üzelim ezelim...ne güzeldi bu dünya..herkes kendi gururunda...yanan bi orman varken ağaçlar karbondioksit verdi diye üç beşi feda mı edilmeliydi gece..içimde bi korku varken..yada bi üzüntü,neşe..bu gerçekten yanlış yol muydu?eminim şimdi..biz hayvan/bitki oynasak sen bana şehir isminde kopya da vermezdin..onunda üstüne onarılmaz bi çizik attık..






sonra aklına kim geldi?yüzünde kocaman iş yorgunluğuyla okuldan dönen o güzel çocuk..kocaman gülümsemesiyle..sonra denenen değişik kırmızı şarapların buruk tadı..ya da denenecek..kış mevsimi iki kişilik...brainin geçen kış dediği gibi.. bed's too big without u....too big..


fonda bu çalsın beni eskilere götürsün :)

http://video.google.com/videoplay?docid=708541144039611036
ben artık çok mutluyum be blog sanki sırtımdan koca bi şehir kalktı...






Etiketler: , , , ,


28 Eylül 2009

hep haber edemessem moralini bozmaaa


bayramı evde miskinlik yaparak geçirdim.bi akşam çok sıkıldım bi film izledim film beni derinden etkiledi izlemenizi tavsiye ederim..bikaç müstehcen sahnesi olsa da estetiğin bozulmadığı,farklı senaryosuyla beni acaip sürükledi..çok güzeldi fazla anlatmayayım izleyin..

pedro almodovar-los abrazos rotos

bu kadının suratındaki garip sersem tedirgin ama bi o kadar romantik ifadeye bayılıyorum..ama filmde beni esas çeken beklenmedik tepkiler/ani hareketlerdi..son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden biriydi...pedronun her yaptığı izlenir kanımca..

bu aralarda şu şarkıya taktım:

umut kaya-mor yazma

http://www.dailymotion.com/video/x907ry_umut-kaya-mor-yazma-2009-by-aluxton_music



serapla brain i çok özledim,timsel i rüyamda gördüm onları getir bana be blog..

gizli..


Yüzün göğsüme yaslanmış

Yeni daldın uykuya

Şafak süzülürken odana

Güneş düşmüş saçlarına

İlk defa bu sabah

Paramparça hayatım bir bütün

Sadece bir gece seninle eksiksizim

Yokolup gitsem de

Sonumu görsem de

Ölümü tatsam da

Yenilmem yine de

Yitip gitsem

Sonumu bilsem

Ölümü tatsam da

yenilmem yine de

Senin için bütün zaferlerim...


This page is powered by Blogger. Isn't yours?

Kaydol: Kayıtlar [Atom]